🌍 COP28 Sonrası Dünya: Yenilenebilir Enerji Yarışı Başladı mı?
COP28’de Belirlenen Yeni Küresel Hedefler
2023’te Dubai’de düzenlenen COP28 konferansında, dünya liderleri Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için kritik adımlar attı. En önemli kararlar arasında, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030 yılına kadar üç katına çıkarılması ve enerji verimliliğinin yıllık yaklaşık %2’den %4’e çıkarılması yer aldı. Bu kapsamda “Global Renewables and Energy Efficiency Pledge” adlı taahhüt, fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi bir şekilde uzaklaşma sözü verdi.
Teknik ve Politik Altyapının Önemi
İlgili analiz ve raporlar, bu hedeflerin teknik olarak mümkün olduğunu ancak başarılı olabilmek için güçlü politika desteği, altyapı iyileştirmeleri, düzenleyici reformlar ve uluslararası finansmanın hızla devreye sokulması gerektiğini vurguluyor. IRENA ve Global Renewables Alliance’ın hazırladığı yol haritası, bu geçişin başarısı için lisanslama süreçlerinden arz güvenliğine kadar pek çok alanda öneriler sunuyor
Şu Ana Kadar Kaydedilen Gelişmeler
2023’te dünya genelinde yeniden enerji kapasite artışı tarihi bir seviyeye ulaştı. IEA’ya göre bu süreçte yaklaşık 510 GW yeni kapasite eklendi ve bu büyümenin %75’i güneş enerjisinden geldi. Ayrıca 2024’e ilişkin REN21 raporu, bir önceki yıl 740 GW'lık rekor kapasite artışına rağmen COP28’de kararlaştırılan 11,000 GW hedefine ulaşmak için hâlâ yaklaşık 6.2 TW'lık ciddi bir açık olduğunu gösteriyor
Ulusal Hedeflerde Gözlemlenen Yetersizlik
COP28’e imza atan 130'dan fazla ülkeden sadece 22’si —çoğunlukla AB ülkeleri— 2030 hedeflerini revize edip yükseltti. Bu, toplam ulusal yenilenebilir hedeflerin COP28 sonrası yalnızca %2 oranında artmasına yol açtı. Örneğin Avustralya 18 GW ek kapasite sözü verirken, Vietnam 86 GW’lık artışla en aktif artışı gösterdi; ancak dünya genelinde birçok ülke hedef seviyesinin oldukça gerisinde kaldı
İlerlemenin Önündeki Başlıca Engeller
Bu hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük engeller; gelişmekte olan ülkelerde yetersiz iklim finansmanı, yeşil teknoloji yatırımlarında düşüş, izin süreçlerindeki karmaşıklık ve altyapı eksiklikleri olarak öne çıkıyor. Bilhassa özel sektör yatırımları, net ve uzun vadeli politika çerçevelerine ihtiyaç duyuyor. Eğer finansman mobilize edilmez, politik tutarlılık sağlanmaz ve projeler yürürlüğe girmezse, COP28’in taahhütleri büyük ölçüde etkisiz kalabilir